Üçlü test tüm anne adaylarına 16.-18. gebelik haftaları arasında önerilen bir kan testidir. Ancak zorunluluk durumlarında 15. ve 22. haftalarda da yapılabilir.

Üçlü tarama testi hamile bütün kadınlara tavsiye edilir ancak aşağıdaki durumlarda özellikle tavsiye edilir:

– Aile geçmişinde doğumsal kusurları olanlar
– Yaşı 35 ve üstü olmak
– Hamilelikte zararlı ilaç veya hap kullanmış olanlar
– İnsülin veya diyabet rahatsızlığı olanlar
– Hamilelikte virüs kaynaklı enfeksiyon geçirmiş olanlar
– Ailesinde doğuştan kusuru olanlar
– Doğuştan kusurlu çocuğu olanlar

Üçlü testin doğruluğu

Üçlü testin verdiği rakamlar nispeten geçerli rakamlardır. Yukarıdaki özelliklere (yaş, kilo, hormon değerleri ve gebelik haftası) sahip 37000 anne adayının bebeklerinin doğumu hakkında bilgi sahibi olma imkanımız olsa, bunlardan birinin Down sendromlu bebek doğurduğunu görebiliriz. Benzer şekilde Down sendromlu bebek doğurma riski örneğin 1:230 olarak belirlenmiş aynı özelliklere sahip 230 anne adayından birisi Down sendromlu bebek doğuracaktır. Unutulmaması gereken en önemli nokta üçlü testin tanı koymadığı, yanlızca tarama yaptığıdır. Tarama testlerinin amacı belli bir hastalık açısından riski yüksek olan kişileri belirlemek, yani bir hastalığın esas tanısını koyduracak testin kimlere uygulanmasının gerekli olduğunu belirlemektir. Down sendromunun kesin tanısı amniosentez ile elde edilen fetal hücrelerin kromozomlarının incelenmesiyle konur. Amniosentezi her anne adayına uygulayamayacağımnıza göre, kimlere uygulamamız gerektiğini bilmeliyiz. İşte üçlü test bunun ayrımını yapmada bize yardımcı olur. Üçlü testin doğruluğunu kısıtlayıcı en büyük faktör bebeğin gebelik haftasının yanlış değerlendirilmesi, kilonun hesaba katılmaması ve çoğul gebelik olgularının gözardı edilmesidir. Gebelik haftası belirlenirken anne adayının belirttiği son adet tarihi ultrasonla mutlaka teyit edilmelidir.

Unutulmaması gereken en önemli nokta üçlü testin tanı koymadığı, yanlızca tarama yaptığıdır. Üçlü tarama testi ile down sendromlu bebek taşıyan gebeliklerin tamamı belirlenemez ancak % 70 kadarı belirlenebilir. Down sendromlu bebek taşıyan hamileliklerin yaklaşık üçte birinde üçlü test sonucu yüksek riskli olarak gelmez, normal gelir. Bu tespit etme başarısı düşüklüğü nedeniyle üçlü testin tek başına kullanılması tavsiye edilmez. Belirtmekte yarar var; down sendromunun kesin tanısı amniosentez ile elde edilen fetal hücrelerin kromozomlarının incelenmesiyle konur.

Amniosentezi her anne adayına uygulanamayacağına göre, kimlere uygulanacağını bilmek gerekir. Üçlü test işte bunun ayrımını yapmada yardımcı olur.

Üçlü testin doğruluğunu kısıtlayıcı en büyük faktör bebeğin gebelik haftasının yanlış değerlendirilmesi, kilonun hesaba katılmaması ve çoğul gebelik olgularının gözardı edilmesidir. Gebelik haftası belirlenirken anne adayının belirttiği son adet tarihi ultrasonla mutlaka teyit edilmelidir.

amniyosentez yapılarak amniyotik sıvıdaki asetilkolin esteraz enziminin miktarına bakılarak tanı konabilir. “

16.Hafta ve 18.Hafta

Bebeğe ait Down sendromu, trizomi 18 gibi zeka geriliği ile giden kromozom bozuklukları ile nöral tüp defekti denilen beyin ve omuriliğie ait problemlerin taranmasıdır.

“Üçlü test; gebeliğin 16-19. haftaları arasında anne kanından alınan örnekte β-HCG, alfa feto protein (AFP) ve bağlanmamış estriol (uE3) denilen üç biyokimyasal maddenin ölçümü ile yapılır. Bu ölçümler gebelik haftasına göre annenin yaşı, vücut ağırlığı, ırkı, annede diyabet olup olmaması, sigara içip içmediği, öyküde önceki gebeliklerin özellikleri ile birlikte değerlendirilir. Büyümekte olan bebekte olabilecek nöral tüp defekti ve bazı kromozomal anormalliklerle (Down sendromu ve trizomi 18) karşılaşılma riski hesaplanır.

Üçlü test bir tanı testi değil tarama testidir. Testin amacı bebek ve anne açısından riskli yöntemleri kullanmadan bebekte olabilecek anomali riskini saptamaktır. Eğer test sonucunda risk belirli bir

düzeyin üzerinde çıkarsa amniyosentez adı verilen işlem yapılarak kesin tanı konulur.

Amniyosentez işleminde anne karnından ince ve uzun bir iğne yardımıyla bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısından örnek alınır. Tecrübeli ellerle yapıldığında oldukça ağrısız ve bebek için riskleri azdır. Alınan sıvıda bebeğe ait dökülen canlı hücreler vardır. Bu hücreler özel bir kültür ortamında bekletilerek üretilir. Üretilen hücreler belli bir safhada toplanılarak kromozomları ayrıştırılır ve mikroskop altında görüntülenerek kromozomlar analiz edilir. Üçlü testte AFP yüksek ise ayrıntılı ultrason ile beyin dokusu ve omurgalar değerlendirilir.

 

3’lü Tarama Testi Normal Değerleri Nasıldır?

Triple testlerde dikkate alınan kan değerlerinizin ölçümü, her bir hastalığın tespiti için farklılık göstermektedir.

Down Sendromu için, kan değerlerinin eşik değeri 1/250 dir. Bu değer ve üzerinde çıkan oranlar için test sonucu pozitif olarak yorumlanmaktadır.

Edwards Sendromu için, kan değerlerinin eşik değeri 1/100 dir. Bu değer ve üzerinde çıkan oranlar için test sonucu pozitif olarak yorumlanmaktadır.

Nöral Tüp Defekti için, AFP değeri normal değerin iki katından fazladır. Bu durumda test sonucu yine pozitif olarak yorumlanmaktadır.

Bu sınır değerlerinin dışındaki değerler, 3’lü tarama testi normal değerleri olarak görülür.

Üçlü Tarama Testi Sonuçlarını Değerlendirirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

3lu-taramaTest sonuçları değerlendirilirken göz önüne alınması gereken önemli faktörler vardır;

  • Anne adayının yaşı
  • Anne adayının vücut ağırlığı (kilosu)
  • Sigara tüketimi
  • Anne adayının diyabetik durumu
  • Son adet tarihinin doğruluğu
  • Varsa gebelik geçmişi

Bu faktörler, test sonucu üzerinde büyük rol oynamaktadır.

  • Örneğin, 35 yaş üzeri anne adaylarında down sendromlu bebeklere rastlanması daha olasıdır. Yani yaşınız test sonucunuzla birlikte değerlendirilecek ve ona göre bir oran çıkarılacaktır.
  • Son regl gördüğünüz tarih ve ultrason değerleriniz arasında uyum olması gerekmektedir. İkisi arasındaki uyumsuz sonuçlar, test sonucunuzu da olumsuz yönde etkileyebilir. Bu da gereksiz yere size endişe verebilir.
  • Ayrıca bu etkenlerden biri bile göz ardı edildiğinde veya yanlış bilgi verildiğinde test sonuçlarınızın eşik değeri olumsuz etkilenebilir ve risk grubunda olmamanıza rağmen test sonuçlarınız yüksek çıkabilir. O nedenle, doktorunuzla net bilgiler paylaşmaya özen göstermelisiniz.

Üçlü Tarama Testi Sonuçları Neyi Gösterir?

Çıkan sonuçları doktorunuz değerlendirecektir. Ancak yine de bilinmelidir ki, üçlü tarama testi sonuçları size kesin bilgi vermez, sadece bebeğinizde doğum öncesi bazı kromozom bozukluklarının ve hücresel anormalliklerin çıkma olasılığının tespit edilmesi için risk taraması yapar. Sonucu pozitif olan testler için kesin olarak bu hastalık mevcuttur denemez. Örneğin, down sendromu olasılığı yüksek olan, test sonucu pozitif çıkmış bir bebeğin downlu olmayabileceği gibi, test sonuçlarında herhangi bir risk belirtisi olmayan bir bebekte de down sendromu görülebilmektedir.

Araştırmalar, 23 pozitif testten sadece birinin down sendromlu çıktığını göstermektedir ki triple testinizin ardından amniyosentez işlemi uygulanarak bu testin sonuçlarını bertaraf edebilmek de mümkün.

Amniyosentez işlemi, bebeğinizin etrafını saran amniyon sıvısından belli bir miktar alınması ve anne karnından alınan bu sıvının incelenerek bebeğinizin kromozomlarında herhangi bir rahatsızlık bulunup bulunmadığının tespit edilebildiği bir işlemdir. Yani tüm testlerin ardından son tanının konulmasında yol gösterici olur.

Tüm bu test sonuçlarınızın en iyi değerlendirmesini doktorunuzun yapabileceğini unutmayın.